drsevilayzorlu@gmail.com
TEL : 0242 316 98 99
Cetad Antalya Bölge Temsilcisi
EREKTİL İŞLEV BOZUKLUĞU (SERTLEŞME ZORLUĞU)
EREKTİL İŞLEV BOZUKLUĞU (SERTLEŞME ZORLUĞU)

EREKTİL BOZUKLUKDSM-IVTANI ÖLÇÜTLERİ

 A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, yeterli bir ereksiyon sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe.

 B. B ubozukluk, belirgin bir sıkıntıya yada kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadece bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi birdurumundoğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

 TANIM

 Başlıca özelliği sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde yeterli sertleşme sağlayamama ya da cinsel ilişki bitene kadar sertleşmeyi sürdürememektir.

Sertleşme zorluğu farklı derecelerde ve biçimlerde olabilir. Bazı bireyler cinsel yaşantılarının başından beri sertleşme sağlayamamışlardır. Bazılarında cinsel yaşamın bir bölümünde sertleşme sorunu yokken sonradan ortaya çıkar. Bazılarında sabah sertlikleri veya ön sevişme ya da mastürbasyon sırasında

sertleşme olurken tam cinsel birleşmeye geçecekleri zaman sertliklerini yitirirler.

 

Eğer bir kişide sabah sertliği ve ön sevişme sırasında sertleşme varsa özellikle de mastürbasyonla orgazm olana kadar sertleşme devam ediyorsa tedavi şansı çok daha yüksektir. Sabah sertliği ve mastürbasyonla sertleşme olan bireylerde sorunun fiziksel bir hastalığa bağlı olma olasılığı çok düşüktür. Özellikle başka durumlarda sertleşme olup tam birleşme sırasında sertleşmeyi yitirenlerde organik bir patoloji olasılığı düşük ve cinsel terapiye yanıt oranı yüksektir.

 

Erkeklerde sertleşme zorlukları sıklıkla cinsel anksiyete, başarısız olma korkusu, cinsel performans konusunda kaygılar ve öznel cinsel uyarılma ve haz duygularında azalma ile ilişkilidir

SIKLIK

Erkeklerde en önemli cinsel sağlık sorunlarından birisi sertleşme sorunudur. Yaş ilerledikçe sertleşme problemleri de giderek artan yoğunlukta ortaya çıkmaktadır. Bugün dünyada çeşitli bölgelerde yapılan toplumsal tarama çalışmaları benzer sonuçlarla sorunun büyüklüğünü ve önemini ortaya koymaktadır. 45 yaşın üzerindeki erkeklerde değişik oran ve derecelerde sertleşme sorunu başlayabilmektedir. 60 yaş üzerindeki erkeklerin yaklaşık %50 sinde sertleşme sorunu hafif, orta ve ağır derecelerde mevcuttur. Dünya nüfusunun giderek yaşlandığı ve ortalama yaşam sürelerinin giderek uzadığı göz önüne alındığında 2025 yılındaDünyada yaklaşık 320 milyon sertleşme sorunlu hasta olacağı hesaplanmaktadır.

 

NEDENLER

 

İnsanın genel sağlığını bozan “SİSTEMİK HASTALIKLAR” dediğimiz hastalıklar önemli oranlarda cinsel sağlığı da etkilemekte ve sertleşme sorunlarına yol açmaktadır.

 

Yaşlanma ile birlikte artan oranlarda gelişen DAMAR SERTLİKLERİ ve buna katkıda bulunan hastalıklar sorunun ilk büyük halkasını oluştururlar.

 

TANSİYON YÜKSEKLİĞİ, KAN YAĞLARINDA ARTIŞ VE DENGESİZLİK, ŞEKER HASTALIĞI toplumda sertleşme sorunlarının en büyük nedenlerindendir.

 

Bunlar dışında KALP HASTALIKLARI, KRONİK KARACİĞER VE BÖBREK HASTALIKLARI, SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI, ÇEŞİTLİ İLAÇLARIN SÜREKLİ KULLANIMI da sertleşme sorunlarına yol açmaktadır.

 

SİNİR SİSTEMİNİN DEVAMLI VE İLERLEYİCİ HASTALIKLARINDA da vücutta görülen birçok aksaklıkla birlikte sertleşme de kaybolabilmektedir.

 

Ayrıca HORMON SİSTEMLERİNİ ETKİLEYEN DURUMLAR da sayılabilecek önemli nedenler arasında gösterilebilir.

 

Sertleşme ve cinsel işlev vücudun birçok sisteminin birlikte bir uyum içinde çalışması ile ortaya çıkan karmaşık bir mekanizmadır. Genel sağlığı bozan her hastalık ve etmenin cinsel sağlığı da bozabileceği bilinmelidir.

 

Sertleşme sorunu ile doktora başvuran hastalar sistemik açıdan incelendiklerinde bunların yaklaşık %30 unda daha önceden farkında olmadıkları HİPERTANSİYON, ŞEKER HASTALIĞI DAMAR HASTALIKLARI vs gibi etkenler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle sertleşme sorunu araştırılırken bu olasılık dikkate alınmalı, hasta genel bir incelemeden geçirilmelidir.

 

Özellikle ülkemiz açısından sertleşme sorununa yol açan çok önemli bir etken de SİGARA VE TÜTÜN İÇİCİLİĞİDİR. Ne yazık ki ülkemizde sigara içiciliği çok yoğundur ve çeşitli kalp, damar hastalıklarına ve kanserlere yol açan bu bağımlılık sertleşme sorunlarının da önemli bir kaynağını oluşturmaktadır.

 

Bir diğer problem de günümüzde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyüyen aşırı kilo (OBEZİTE) sorunudur.

 

Bugün özellikle orta yaştan sonra görülen ve bel ve göbek çevresindeki yaş birikimi ile seyreden şişmanlamanın sertleşme sorunları ile yakından ilintisi olduğu ortaya konmuştur.

 

 

PSİKOLOJİKNEDENLER

 

 

YATKINLIK YARATICI NEDENLER

a) Yetiştirilme koşulları,

b) Erkek cinsel rol kimliği,

c) Yetersiz, yanlış cinsel bilgiler,

d) Çocuklukta yaşanan cinsel taciz ve travmalar,

e) Anneye yönelik aşkın bilinçdışında devametmesi,

f) Babayla ilgili sorunlar,

g) Cinsel yönelim sorunları,

 

BAŞLATICI NEDENLER

a) Eşler arasındaki sorunlar,

b) Gerçek dışı beklentiler,

c) Partnerde cinsel işlev bozukluğu,

d) Hamilelik ve doğum,

e) Eşin sadakatinden şüphelenme,

f) Rastlantısal Başarısızlık,

g) Aldatılma,

h) Yaşlanma,

i) Organik hastalıklara reaksiyon,

j) Depresyon,

k) Anksiyete bozuklukları,

 

DEVAM ETTİRİCİ NEDENLER

a) Genel ilişkideki sorunlar,

b) Eşler arasındaki çekicilik kaybı,

c) Eşler arasındaki zayıf iletişim,

d) Başarısızlık korkusu,

e) Suçluluk duyguları,

h) Yakınlık sorunları,

i) Bozuk kendilik algısı,

j) Kısıtlı ön sevişme,

k) Psikiyatrik rahatsızlıklar,

l) Cinsel Mitler,

 

TEDAVİ

 

Sorun ortaya konduktan sonra tanısal çalışmalar bir düzen içinde yapılır. Hastanın genel sağlığı ve sağlık sorunları ile ilgili kapsamlı bir sorgulama yapılmalıdır. Varolan hastalıkları, geçmişte yaşanan sorunlar araştırılmalıdır. Detaylı bir cinsel öykü alınarak sorunun cinsi ve yoğunluğu araştırılmalıdır. Bu amaçla bütün dünyada geçerliliği kanıtlanmış soru formları uygulanması kolaylık sağlayabilir. Detaylı bir fizik inceleme ve genital inceleme yapılmalı, ardından temel laboratuvar testleri yapılarak kan biyokimyasına, hormon değerlerine bakılmalı, gereken durumlarda hasta ilgili dal uzmanlarına yönlendirilerek genel sağlığının veya varolan ek hastalıkların durumunun araştırılması sağlanmalıdır. Gereken durum ve hastalarda görüntüleme yöntemleri ve diğer detaylı testler yapılabilir.

 

Tedavinin ikinci yönü soruna özgül tedavi yöntemlerinin uygulanmasıdır. Yukarıda sözü edildiği gibi 1990 larda sertleşme fizyolojisinin temel mekanizmaları aydınlatıldıktan sonra özgül tedavi ajanlarının da üretilebilmesi sağlanmıştır. Bu amaçla üretilen “FOSFODİESTERAZ TİP5 İNHİBİTÖRÜ” grubu ilaçlar gerek organik gerekse psikojenik sertleşme kayıplarında önemli başarılar sağlamışlardır. İlişki öncesinde bu hapların alınması ile sertleşme süre ve kalitesi artmakta ve hastaların ortalama %80 inde başarılı ilişki kurulabilmektedir. Sanılanın aksine çok güvenli ve çok az ve önemsiz yan etkilere sahip olan bu ilaçlar sertleşme sorunlarının tedavisinde bir devrim olarak kabul edilmektedir.

 

Sadece NİTRAT denilen maddeleri içeren kalp ilaçlarının kullanıldığı durumlar haricinde gereken hastalarda güvenle kullanılmaktadır.Burada unutulmaması gereken en önemli etmen bunların bir ilaç olduğu, mutlaka doktor önerisi ve reçetesi ile kullanılması gerektiği, bir afrodizyak olmadıklarıdır.

 

Ağızdan alınan bu ilaçların yüksek başarı oranları yine de her hastaya yardımcı olamamaktadır. Başarı sağlanamayan bazı hastalarda ilişki öncesinde penis içine iğnelerle ereksiyon sağlayacak kas gevşetici ilaçlar verilerek sertleşme sağlanabilir. Ayrıca vakum cihazları da kullanım başarısı yüksek olmasa da önerilebilecek yöntemler arasında sayılabilir.

 

Tıbbi tedavinin yarar sağlamadığı bir grup hastada hala cerrahi tedavinin etkin bir yeri vardır. Penis içine yerleştirilen protezlerle hastalarda yüksek memnuniyet oranlarıyla etkin cinsel yaşam sağlanabilmektedir. Sertleşme sorunlarını önlenmesi ve cinsel sağlığın korunması elbette hastalığın ortaya çıkıp tedavi arayışlarına girilmesinden daha kolaydır. Sigara içilmemeli, kiloya dikkat edilmeli, fizik egzersiz ihmal edilmemeli, dengeli beslenilmeli, stresten kaçınılmalı ve düzenli sağlık kontrolleri ile olabildiğince genel sağlık korunmalı ve erken saptanacak sorunlar büyümeden giderilmelidir. Sorun yaşanıyorsa ön yargılar bir kenara itilmeli, utanma ve çekingenlik bir tarafa bırakılmalı ve doktora başvurulmalıdır.

 

Unutulmamalıdır ki cinsellik en önemli vücut işlevlerindendir ve bozulması bir sağlık sorunudur. Her sağlık sorunu gibi oda tedavi edilmelidir

 

Sertleşme sorununun tedavisi iki yönlü olmalıdır. Öncelikle hastanın genel sağlığını etkileyen olumsuz etmenler ortadan kaldırılmalı, genel önlemler alınmalıdır. Sigara ve tütün kullanımı mutlak şekilde önlenmelidir. Kimsenin hem sigara içmenin keyfini yaşayıp hem de sağlıklı kalmak ve sertleşme sorununu yaşamamak gibi bir lüksü olamaz. Aşırı kilo engellenmeli, yaşa uygun düzenli fizik egzersiz yapılmalı, dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve olabildiğince stresten kaçınmlaıdır. Soruna neden olan hipertansiyon, diyabet, sinir sitemi ve hormon sistemi hastalıkları kontrol altına alınarak tedavileri sağlanmalıdır.

 

 

 

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU

Psikiyatrist &  Psikoterapist

www.antalyaterapipsikiyatri.com

www.antalyacinselterapi.com

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.

1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5

Tel: 0 (242) 316 98 99

facebook.com/antalyaterapipsikiyatri

psikiyatristsevilay.zorluii@facebook.com

twitter/ Dr.SevilayZorlu

 

 


Petspedi