drsevilayzorlu@gmail.com
TEL : 0242 316 98 99
Cetad Antalya Bölge Temsilcisi
VAJİNİSMUS (CİNSEL İLİŞKİYE GİREMEME)
VAJİNİSMUS

                                  VAJİNİSMUS DSM-IV TANI ÖLÇÜTLERİ

A. Vajinanın dış üçte bir kaslarında koitusu engelleyici biçimde, yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak istem dışı spazmın olması.

B. Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya yada kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.

C. Bu bozukluk, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (Örneğin, somatizasyon bozukluğu) ve sadece genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

                          TANIM

       Vajinanın dış üçte bir kaslarında cinsel birleşmeyi engelleyecek bir biçimde, yineleyici ya da sürekli olarak istem dışı kasılma olmasıdır. Vajinadaki bu kasılma çoğu vakada cinsel birleşmeye ya da parmak, tampon gibi bir şeyin girmesine izin vermeyecek kadar kuvvetli iken çok az olguda zorlama ile giriş olabilir.

       Vakaların çoğunda cinsel birleşme denenmedikçe, istek, uyarılma hatta orgazm sorunu olmayabilir. Ancak cinsel birleşme fikri ya da küçük bir girişim bile kasılmaya neden olabilir. Bazı vakalarda vajinanın kasılması yanında bacaklarda ve bedenin diğer bölgelerinde de kasılma olur. Eş, cinsel birleşme

girişiminde bulunduğunda itme, korku ve panik duyguları ortaya çıkabilir.

       Çoğu vakada Vajinismus cinsel yaşamın başından beri vardır ancak kadınlar cinsel birleşme denemesinde bulunmadıklarından durumun farkında olmazlar. Birçok kadın evlilik öncesinde nişanlılarıyla cinsel birleşme denemesinden bilinçsiz olarak kaçınırlar ve bunu ahlaki ya da dini nedenlere bağlarlar. Cinsel birleşme denemesi mümkün olduğunca ertelenmiştir. Evlendikten sonra da bir çoğu yorgun olduğu ya da başının ağrıdığı gerekçesiyle birleşme denemesini erteler.

       Olguların çoğunda ilk cinsel birleşme denemesinde korku ve kasılma ortaya çıkınca birkaç ay içinde cinsel birleşme denemeleri giderek seyrelir ve çift cinsel birleşme denemesinde bulunmaksızın cinselliği yaşama alışkanlığı geliştirirler.

     VAJİNUSMUSLU KADINLARIN ÖZELLİKLERİ

       Vajinismusu olan kadınlar çoğunlukla çocuksu özellikler gösteren, cinsel açıdan tecrübesiz kişilerdir. Cinsel güvensizlikleri, korkuları ve çatışmaları nedeniyle kırılgandırlar.

       Tedavi arayışı birçok vakada evlilikten sonraki 1 yıl içinde ortaya çıkarken, bazı olgularda 20 yılı geçebilir.

       Tedavi arayışı çoğunlukla çocuk sahibi olmak isteğine ya da çevreden gelen “çocuk yapın” baskısına bağlıdır.

       Yapılan birçok araştırmada vajinismuslu kadınların kurallara uyan, kızgınlığını dışa vuramayan, sürekli bir kabul ihtiyacı içinde olan “İYİ KIZLAR” oldukları saptanmıştır.

       Bu kadınlar genellikle baskıcı ve otoriter olan babalarının tersi özellikler gösteren kişileri eş olarak seçme eğilimindedirler. Eşleri nazik, kibar ve pasiftir.

                          SIKLIK

       Kanada da 2005 yılında yapılan bir araştırmada kadınların %1-%6 sının vajinismus yaşadığı bulunmuştur.

       Ülkemizde ise CİNSEL TEDAVİ BİRİMLERİNE BAŞVURAN KADINLARIN YAKLAŞIK % 50 Sİ vajinismus nedeniyle başvurmaktadır.

       Geleneksel aile yapılarının korunduğu, kızlık zarının kadının namusu olarak görüldüğü ülkemizde vajinismus batılı toplumlara göre çok yüksek oranda görülmektedir.

       Derneğimizin 2006 yılında, cinsel birleşme yaşamış 508 kadına sorulan

       “İLK CİNSEL BİRLEŞMENİZ YA DA BİRLEŞME DENEMENİZ SIRASINDA KORKU, KASILMA, ACI HİSSİ YA DA KAÇINMA DAVRANIŞINIZ NEDENİYLE CİNSEL BİRLEŞMENİN GERÇEKLEŞMEDİĞİ OLDU MU?

       sorusunu kadınların %54 ü “evet olarak yanıtlamışlardır.

       Kentte yaşayan kadınlarda bu oran %51,2 iken,

       Kırsal alanda yaşayan kadınlarda    %60,8 idi.

       Gene eğitim durumu düştükçe bu sorunu yaşayan kadınların oranında artma olmaktaydı.

       “ZAMAN ZAMAN HALA BU DURUMU YAŞADIĞINIZ OLUYOR MU?”

sorusunu ise bu kadınların % 17 si "evet" olarak yanıtlamışlardır. Bu sorulara evet yanıtı veren tüm kadınlar vajinismuslu olmasalar bile vajinismus

görülme sıklığının ülkemizde çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

                VAJİNUSMUSUN NEDENLERİ

1. Baskıcı, otoriter baba,

2. Baba-kız ilişkisinde güçlükler,

3. Zayıf, güçsüz anne,

3. Cinselliği değersizleştiren/aşağılayan aile,

4. Cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama,

5. Olumsuz dinsel şartlanma,

6. Cinsel şiddet,

7. Eşcinsel özdeşleşme,

8. Yanlış bilgiler ve inanışlar,

9. Kızlık zarını yitirme korkusu,

10. Cinsel tabular, mitler, inanışlar,

11. Pasif, bağımlı eş,

12. Gebelik korkusu,

          VAJİNUSMUS NASIL GELİŞİYOR?

       Vajinismus bir savunma tepkisidir ve bilinçdışı savunma, saldırgan ve tehditkar olarak algılanan erkekle birleşmeyi reddetmektir.

       Erkeğin saldırgan olarak algılanışına ek olarak cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak algılanması da birleşmeye karşı bir direnç gelişmesine zemin hazırlamaktadır.

       Vajinismuslu kadınlar çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin iyi kızları olarak uyum göstermiş kişilerdir.

       Kurallara uyan, kızgınlığı dışa vurmayan sürekli bir kabul ihtiyacı içinde olan kadınlardır.

       Vajinismuslu kadınlar ilişkiyi şiddet veya işgal edilme olarak gördüklerinden kasılmanın anlamı da şiddete karşı önlem almak demektir.

       Birçok araştırmada gösterildiği gibi vajinismusluların çoğu ya gerçekten

fiziksel şiddete maruz kalmış ya da şahit olmuş kimselerdir.

       Malleson, vajinismuslu kadınların erken cinsel travma veya bedensel travmaları olduğunu iddia etmiştir.

       O Sullivan vajinismuslu kadınların çoğunun tehditkar ve agresif babayla büyüdüğünü ileri sürmüştür.

       Silverstein in incelediği 22 kişilik vajinismuslunun, neredeyse tümünün ahlaki ve cinsel olarak baskı uygulayan babalarının olduğu görülmüştür. Babalarının baskın ve tehditkar, annelerinin seksten hoşlanmayan, seksi görev gibi yapan kadınlar olduğu, anne-baba ilişkisinin de fiili şiddet, sık çatışma ile karakterize olduğu görülmektedir.

       Vajinismuslu kadınların sıklıkla çeşitli fobileri olur veya olmuştur.

       Bu kadınlar annelerini, kendisini ve çocuklarını koruyamayacak kadar etkisiz, çaresiz ve bağımlı olarak değerlendirir. Anneleri genellikle babalarının baskınlığına karşı mücadele vermiş fakat başarılı olamamıştır. İlişkide bulunmak bu tarzda algılanan zavallı anneyle özdeşleşmeyi ifade ettiğinden, ilişkiye girmemek en iyi savunma olarak algılanır.

       Baba kız ilişkisinde ise bir yandan baskı ve kontrol varken diğer yandan koruyuculuk, sınırların belirsizliği ve özel bir yakınlık dikkati çekmektedir. Bu durum kız çocuğu için yakınlaşmayı daha da tehditkar bir hale getirmektedir. Dolayısıyla kapanma, kendini koruma, uzak durma, barikat kurma ve sınır koymak ile ilgili savunma ihtiyaçlarının bir ifadesidir. Vajinismus, korkulan acıya, beklenen şiddete ve sınırlarına girilmesine karşı kadını korur. Semptom bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruma, devam ettirme isteğini gösterir.

       Tüm bu nedenlerden dolayı vajinismuslular, saldırgan, otoriter ve baskıcı olan babalarının tersi özellikleri olan erkekleri eş/sevgili seçme eğilimindedirler. Eşleri nazik, kibar ve pasif görünürler. Vajinismuslu kadın ve eşi karşılıklı olarak birbirinin saldırganlığından ve birbirlerini kırmaktan korkarlar. Vajinismusu olan kadınların kocalarında sıklıkla görülen özellikler, sakin, nazik, edilgen, duyarlı, çekingen, girişken olmayan ve aşırı saygılı olmalarıdır. Evlilik öncesinde eşleriyle olduğu gibi başka kadınlarla da cinsel deneyimleri sınırlıdır. Çoğunlukla cinsel yakınlaşmalar çeşitli dokunma ve öpüşmelerden ileri gitmez. Evlendikten sonra da cinsel ilişkiden kaçınma tam bir anlaşma içinde sürdürülür.

       Vajinismuslu eşleri de genellikle “İYİ ÇOCUKLAR”dır. Benzer bir ailede büyümüşlerdir ve babalarının aksine kadınlara karşı nazik, kibar ve anlayışlı olmaya karar vermişlerdir.

       Bazıları “seks fahişeler içindir, bir eş ise saf, tatlı ve masumdur” düşüncesi içerisindedirler. Kendi cinselliği konusunda daha güvenli ve daha agresif erkekleri seçen kadınların nadiren vajinismus terapisine ihtiyaçları olur.

       Sonuçta eğilimi artıran birçok faktör bir araya gelerek vajinismusu ortaya çıkarır ve devam ettirir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1- Erkeklerin (genellikle de babanın) güvenilmez ve tehditkar olduğunun erken yaşta fark edilmesi,

2- Kadınların (annenin) zayıf ve çaresiz, erkeklerin baskın olduğunun erken yaşlarda öğrenilmesi,

3- Cinsel ilişkinin kötü ve acı veren bir şey olduğunun, fakat erkeklerin bunu istediğinin ve kadının da buna katlanması gerektiğinin erken yaşta öğrenilmesi,

4- Vücudun içine giren şeylerin acı vermesi ve şiddet olarak algılanması,

5- Korku ve öfke bastırılması; bunların ifade edilmesinin hoş karşılanmadığının erken yaşta öğrenilmesi. Duygusal ve fiziksel olarak açık olmanın tehdit edici ve güvenilmez olduğunun öğrenilmesi,

6- İlk denemelerde acı yaşanması.

                     TEDAVİ

       Vajinismusun tedavisi kolay ve başarı oranı çok yüksektir. Tedaviye devam eden ve verilen ödevleri yapan hastalarda tedavi oranı hemen hemen % 100 civarındadır. Buna karşın, çok çeşitli yanlış tedavi uygulamalarına tanık olduğumuzdan, uygun olmayan tedavi yöntemlerini aktarmak gerekmektedir.

       4-10 seans arasında ve 1-4 ay arasında değişen bir sürede ve haftada-iki haftada bir yapılan seanslardan oluşur. Tedavinin esası vajinadaki istem dışı kasılmanın aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılmasıdır.

       Tedavide gevşeme, imajinasyon, duyarsızlaştırma teknikleri kullanılır. Ayrıca vajinusmusa yol açan etkenlerin çözümlenmesi sağlanır.

      TEDAVİDE UYGUN OLMAYAN YAKLAŞIMLAR

  1. Kızlık zarının operasyonla alınması: Vajinismusun kızlık zarıyla bir ilişkisi yoktur ve kızlık zarının alınması sorunu çözmez.

2.Genel anestezi altında cinsel birleşme: Genel anestezi ile vajinal kaslar da

gevşediğinden cinsel birleşme gerçekleşse bile daha sonraki cinsel birleşme denemesinde vajina kasları gene kasılacaktır. Üstelik iki kişinin haz paylaşımı

demek olan sevişme sırasında bir kişi uyutulmaktadır.Bu yaklaşım yararsız olduğu kadar etik de değildir.

3. Uyuşturucu pomadlar:Yararsızdır.

4. Kadının sarhoş edilmesi:Yararsızdır.

5. Anksiyolitik ilaçlar :Yararsızdır.

6. Sıcak su banyosu, anestezik pomadlar, ağrı kesiciler, sıkıntı gidericilerin birlikte kullanımı: Vajinusmusta yararsız olup sadece cinsel birleşme korkusu olan ama vajinal kaslarda kasılma olmayan vakalarda bunun gibi aslında yararsız olan tedavi yöntemleri kişi tedavi olacağına ikna olursa çoğunlukla geçici olmak üzere işe yarayabilir.

7. Vajinaya botoks uygulanması: Botoks vajina kaslarını felç edeceğinden botoks uygulaması ile cinsel birleşme sağlanabilir. Ancak, kadının korkusu, cinsel birleşmeye karşı direnci ve varsa travmaları tedavi edilmeden kalır ve botoksun etkisi geçtiğinde vajinusmus tekrar ortaya çıkabilir. Ancak bunlardan önemlisi kadının iradesini kırmaya yönelik bu girişimin etik olmamasıdır.

8. TEK SEANSLIK, ÇEŞİTLİ YATIŞTIRICI VE AĞRI GİDERİCİ, KAYGANLAŞTIRICI MADDELER VERDİKTEN SONRA, HEKİMİN ÇİFTE VERDİĞİ TELKİNLERLE VE KENDİ MUAYENESİNDE HATTA KENDİ YANINDA CİNSEL İLİŞKİYE GİRMEYE ZORLAMASI ne etik ne de bilimsel bir yaklaşımdır.

  1. Genel anestezi altında cinsel birleşme: Genel anestezi ile vajinal kaslar da

gevşediğinden cinsel birleşme gerçekleşse bile daha sonraki cinsel birleşme

denemesinde vajina kasları gene kasılacaktır. Üstelik iki kişinin haz paylaşımı

demek olan sevişme sırasında bir kişi uyutulmaktadır. Buyaklaşım yararsız olduğu kadar etik de değildir.

 

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU

Psikiyatrist &  Psikoterapist

www.antalyaterapipsikiyatri.com

www.antalyacinselterapi.com

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.

1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5

Tel: 0 (242) 316 98 99

facebook.com/antalyaterapipsikiyatri

psikiyatristsevilay.zorluii@facebook.com

twitter/ Dr.SevilayZorlu

 


Petspedi