drsevilayzorlu@gmail.com
TEL : 0242 316 98 99
Cetad Antalya Bölge Temsilcisi
Infertilite nedir?

Bir çiftin 12 ay boyunca düzenli cinsel iliskiye girdigi ve korunma yöntemi uygulamadigi halde hamile kalamama durumudur. Daha önce hiç gebelik olusmamissa primer (birincil) infertilite; canli dogumla sonuçlansin ya da sonuçlanmasin en az bir gebelik olusmus ise sekonder (ikincil) infertilite olarak tanimlanir.

Infertil çiftlerin sayisi, günümüzde, stresli yasam kosullari, dogal olmayan beslenme, sigara aliskanligi gibi sebeplere bagli olarak artmistir. Bugün evlenen her 6 – 7 çiftten birinin çocugu olmamakta ve tibbi yardim almak zorunda kalmaktadir.
Infertilite nedenleri arasinda kadina ve erkege ait sebepler olabilmekle beraber bazen her ikisinde de önemli bir sorun bulunamadigi halde gebelik elde edilemeyebilir.

Bir çiftin çocuk sahibi olabilmeleri için nelerin normal olmasi gerekir?

    Kadinda yumurtlamanin (ovulasyon) düzgün olmasi
    Yumurta yumurtaliktan atildigi zaman kadinin tüpünün atilan yumurtayi yakalayip içine almasi
    Yumurtlama döneminde iliskiye girilmis olmasi
    Erkegin sperm (meni) sayisinin ve sperm hareketlilik ve seklinin hamilelik olusturmaya elverisli halde bulunmasi
    Iliskiye girildiginde spermlerin hamile kalmaya yetecek kadar rahim agzindan içeri girebilmesi
    Spermlerin hareket ederek tüplere kadar ulasmasi
    Tüp içinde yumurta ve spermin birlesmesi ve embriyo olusmasi
    Olusan embriyonun birkaç gün sonra rahme gelmesi
    Rahme geldiginde rahmin bunu kabul edecek sekil ve hormonal yapida olmasi. Rahme yerlesen bebegin bölünmesinin iyi sartlarda olmasi ve yerlesen bebekte herhangi bir genetik (kalitimsal) bozukluk olmamasi gerekmektedir.

Infertilite (kisirlik) tedavisine alinacak çiftlerde nelere bakilir?
Kisirlik tedavisinde amaç çiftin çocuk sahibi olabilmesi için gereken tahlillerinin yapilarak çocuk olmasini engelleyecek herhangi bir durumun mevcut olup olmadiginin tespit edilmesi ve buna göre tedavi uygulanmasidir.
Genel olarak üç ana faktör üzerinde tahliller yapildiktan sonra tedaviye baslanir.
Bunlar :

    Yumurta ve yumurtlama varligi: Genel olarak adetleri düzenli olan kadinlarin yumurtlamalarinin var oldugu düsünülür.
    Sperm sayi ve sekillerinin hamilelik olusturmaya yeterli sayi ve yapida olmasi.
    Yumurta ve spermi birlesmesini saglayacak yollarda herhangi bir bozukluk ve tikaniklik olmamasi.

Kisirlik tedavisinin asamalari nelerdir?
Üremeye yardimci tedavilerde tedavi süreci temel olarak dört asamada gerçeklesir.

    Birinci asama, yumurtaliklarin uyarilmasi veya spontan (kendiliginden) sikluslarda yumurtanin gelisiminin takibi seklinde olur.
    Üçüncü asama, yumurtalarin döllenmesini saglama asamasidir.

Infertilite (kisirlik) tedavisi zor bir tedavi midir?
Infertilite tedavisi, günümüzde çok kolaylasmistir. Eskiden yumurta toplama islemi laparoskopik (karnin içine küçük bir delik açilarak yapilan cerrahi müdahale) yapilmaktaydi. Hasta bu teknikten çok agri duymaktaydi. Ancak bugün, transvajinal gelistirilmis ultrasonlarla genel anestezi altinda veya çok yüzeyel bir anestezi verilerek yapilmakta ve böylece hasta yumurta toplama islemini takiben 2 saat sonra evine gönderilmektedir. Ayni zamanda gelisen ilaç teknolojisi, ilaçlarin kullanim kolayligi, enjeksiyon yerindeki agrinin azligi ve reaksiyonlarin minimalligi de bu tedaviyi kolaylastirmaktadir.

Sismanlik, stres ve sigaranin infertilite (kisirlik) üzerine etkisi var midir?
Evet, vardir. Sismanliga sebep olan etkenler veya metabolik bir hastaligin varligi, gebe kalmayi zorlastirdigi gibi gebelik olustuktan sonra da gidisatini etkilemektedir.

Stres etkisiyle beyinden salgilanan bazi hormonlar, vücudun tüm sistemlerini etkiledigi gibi üreme sistemini de etkilemektedir. Bu sekilde çok yogun stres altinda olan kisilerde adet bozukluklari olustugu gibi zaman zaman tamamen adetten kesilme ve dolayisiyla gebelik olusamama gibi sorunlar da yasanabilmektedir.

Sigaranin ise, yumurtanin etrafindaki hücreleri etkileyerek kadinlik hormonunun yapiminda ve ayrica yumurtanin olgunlasmasinda negatif etkisi oldugu bilimsel olarak ispatlanmistir. Ayrica erkek sperminin özellikle hareketliligi üzerine negatif etkili oldugu bilinmektedir. Bu sekilde yogun sigara kullanan kisilerde, sigara kullanmayanlara kiyasla gebelik olusma sansi daha az, gebelik olussa bile erken dönemde düsük yapma sikligi daha fazla görülmüstür.

Çiftlerin psikolojilerinin etkileyen faktörler nelerdir?
Infertilite (kisirlik) süresi
Infertilite (kisirlik) nedeni
Tedavi süresi
Basarisiz tedavi denemeleri

Infertilitenin (kisirligin) psikolojik yönü nedir?
“Islemedigim bir suçtan dolayi cezalandiriliyormusum gibi bir sey, istemeyen binlerce kisinin çocugu oldugu halde ben neden bu kadar sanssizim.”

“Sanki yasamimin bazi alanlari donmus gibi, peki ben bunu hak edecek ne yaptim?”

“Eger kendi çocugumu doguramazsam esim beni terk eder mi?”

Üreme bir insanin yasamindaki en önemli ve en temel ihtiyaçlardan birisidir.Infertilite (kisirlik), ülkemizde oldugu gibi aile baglari güçlü olan toplumlarda yalnizca çifti degil onlarla beraber pek çok kisiyi etkileyen bir krizdir. Infertil tanisi almak hem sok, inkar, kayip hissi, suçluluk, depresyon, izolasyon veya içe çekilme, hayatin anlaminin yitirilmesi gibi bireysel psikolojik sorunlara; hem de çift olarak cinsellik ve evlilikle ilgili sorunlara yol açmaktadir. Bu nedenle infertilite sadece jinekolojik bir sorun degil, psiko-sosyal bir sorun olarak görülmedir.

Öncelikle çiftler için çocuk sahibi olmamayi kabullenmek zor gelir ve taniyi yadsirlar. Daha sonra yasanan duygu ise öfkedir. Kendilerine, diger ese, çocuklu çiftlere karsi öfke duyabilir. Infertilite ile mücadeleye devam eden çift suçluluk yasamaya baslar. Özellikle infertil tanisi konmus bireyde suçluluk daha da fazladir. Infertil birey es tarafindan terk edilmeye dair anksiyete (kaygi) yasayabilir. Kendini degersiz hissetme, pek çok seye karsi ilgi kaybi ön plana çikabilir. Birçok kisinin çaba harcamadan yasadigini, kendisinin asla yasayamayacagini düsünür. Çiftler haksizliga ugradiklari hissine kapilabilirler. Bazi çiftler uzun yillar gebe kalma çabalarini sürdürürken, bazilari bu süreçten vazgeçerek sorunu kadere birakir. Tedavi sürecinin uzunlugu ve sonucunun belirsizligi çiftlerin duygusal açidan zor bir dönem geçirmelerine neden olmaktadir. Kisi infertil tanisi aldiktan sonra yasamlarinin tüm alanlarini ihmal ederek bu tedavi üzerine yogunlasir. Aile ve arkadaslarla olan iliskilerden uzaklasilabilir, iletisim kurmada zorluklar ortaya çikabilir. Kisi “hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacagim” gibi olumsuz duygulara kapilabilir. Infertil çiftlerin olumsuz duygusal tepkileri, yasama sevincini azaltmakta, baskalariyla ve esleriyle olan iliskilerini etkilemekte ve sahip olduklari saglik sorununun yükünü daha da agirlastirmaktadir.

Infertilitenin (kisirligin) erkek ve kadin üzerinde yarattigi etki ayni mi?
Arastirmalar infertilite (kisirlik) sorununun çiftler arasinda farkli duygusal tepkilere neden oldugu dogrultusundadir. Infertilite çiftin problemi oldugu halde kadin ve erkek farkli duygusal tepkiler gösterebilirler. Yapilan karsilastirilmali çalismalarda erkeklerde daha az siklikta klinik depresyon ve anksiyete (kaygi) oldugu görülmüstür. Kadinlarda daha fazla psikolojik problem ortaya çikmasi tibbi testlere daha fazla maruz kalmalari ve tedavi amaciyla aldiklari hormonlarin da birtakim psikolojik degisiklikler olusturmasiyla açiklanmaktadir. Kadin ve erkeklerde basa çikma mekanizmalari arasinda da farkliliklar mevcuttur. Kadinlar duygularini paylasabilecekleri gruplara katilirken, konuyla ilgili arastirma, daha fazla okuma egiliminde olurken, erkekler kisisel seyler hakkinda konusmazlar ve emosyonel (duygusal) sikintilarini kendilerine saklarlar. Kadinlar infertiliteyi daha çok kisisellestirirken kayip duygusu yasamakta ve özgüvenlerinde azalma meydana gelmektedir.

Infertilite (kisirlik) cinselligi etkiliyor mu?

    Cinsel islev bozuklugu ve sonrasindaki kadin ve erkek infertilitesi (vajinismus, sertlesme bozuklugu, geç bosalma)
    Infertilite nedeniyle yapilan test ve tedavilerin cinsel fonksiyonlara etkisi (fiziksel muayene, ameliyatlar vb.)
    Psikolojik ve cinsel etkilesimler

Cinsel aktivite istege bagli duygulardan çok siklus (adet) zamanina göre hazirlanan, tedavi programinin bir parçasi haline gelir. Her ay siklusun (adetin) ilk kismindaki umutlu bekleyis, gerçeklesmeyen gebeliklerle tekrarlanabilir.
Kisirligi olan çiftlerde görülebilecek cinsel islev bozukluklari nelerdir?

    Erken Bosalma
    Sertlesme problemi
    Disparoni (agrili cinsel iliski)
    Vajinismus
    Libidoda (cinsel istek) azalma
    Orgazm güçlügü

Infertilite (kisirlik) evlilik iliskisini etkilediginde cinsel islevde bozulmalar olabilir. Infertilite tanisi kisilerin cinsel kimlikleriyle de özdeslestirilir. Infertilite ile ugrasan bireyler siklikla yetersiz bir erkek ve kadin gibi hissettiklerini belirtmektedirler. Tedavi sürecinde cinsellik sadece çocuk sahibi olmak için bir eyleme dönüsebilir. Özellikle belli zamanlarda kurulmasi önerilen iliskiler kisiler tarafindan ödev gibi algilanmaya baslanir. Infertil birey kendini cinsel olarak yetersiz hissedebilir, iliskiden duydugu haz kaybolabilir. Bedene karsi öfke, hayal kirikligi “neden ben” duygulari ön plana çikabilir. Kisirlik teshisi koymak için yapilmasi gereken testler kisiyi olumsuz etkileyerek cinsel isteksizlige neden olabilir. Tedavi sürecinde kullanilan hormonlar da cinselligi etkileyebilir.
Stres nedir? Stres infertilite (kisirlik) tedavisini nasil etkiler?
Stres, vücudun çesitli içsel ve dissal uyaranlara verdigi tepkidir.
Stres insan bedeninde fizyolojik degisiklikler ortaya çikartabilir;

    Adale sisteminde; gerginlik, kramplar, yorgunluk halleri.
    Kalp damar sisteminde; çarpinti, tansiyon yük

Stres duygusal hayatimizi etkiler;
Umutsuzluk, gerginlik, karamsarlik,sikinti.
Stres sonucu;

    Kisinin üretkenligi azalir ve kaybolur.
    (Kisi toplumdan uzaklasir, durgunlasir ve içine kapanabilir.)
    Hayatindan zevk alamaz hale gelir.
    (Hayata karsi degersizlik fikirlerinin olusmasi.)
    Çevreden uzaklasilir.
    (Aile çevresinden, yakin çevreden ve is çevresinden uzaklasilabilir.)
    Stres karsisinda kiside ortaya çikan psikolojik ön belirtiler;
    Telas, karar verme güçlükleri
    Panik, korku halleri
    Degersizlik, basarisizlik fikirlerinin olusmasi

Stres kaynaklarinin farkina varip etkili bir biçimde bas edebilmeyi ögrenmemiz gerekir. Stres mi infertiliteye (kisirliga), infertilitenin mi strese neden oldugu konusunda görüs birligine varilamamistir.

Tedavisi basarisiz olan çiftlerde yogun stres ön plana çikmaktadir. Özellikle tedavinin birden çok tekrarlandigi çiftlerde stres seviyesinin daha yüksek oldugu saptanmistir. Ancak stresin kisirlik nedeni oldugunu gösteren bilimsel kanit çok zayiftir. Buna ek olarak stres hormonal dengeyi bozabilir, erkeklerde sperm sayisinda ve hareketlerinde azalmaya yani stresin erkeklerde semen kalitesini düsürerek üreme islevlerini olumsuz etkiledigine dair arastirmalar vardir, kadinlarda ise ovulasyonu (yumurtlamayi) etkileyebilir ve progesteron eksikligine neden olarak gebeligin devam etmesini engelleyebilir. Ayrica tedavi sürecinde devam eden tetkikler, igne ve ilaç kullanimi fiziksel ve duygusal olarak stres kaynagidir. Psikolojik sorunlarin tek basina kisirligin nedeni olmadigi, stresin kisirliga sebep oldugu tezinin henüz ispatlanmadigi fakat stresin bilinen etkisinin kisirlik sorununa olumsuz yansidigi bilinmektedir.

Infertilitenin (kisirligin) tani ve tedavi sürecinde psikolojik destege ihtiyaç duyulup duyulmadigi nasil anlasir?
Infertilite tanisi ve tedavi sürecindeki tüm bu zorluklar baslangiçtaki olumsuz duygulanimlardan öte zamanla depresyon, anksiyete (kaygi) bozukluklari gibi psikiyatrik tablolarin gelismesine de neden olabilmektedir. Tedavinin süresi, tedavi sekli, kisilik özellikleri, uyum süreçleri, destek sistemleri gibi faktörler infertiliteye ait psikolojik tepkilerin gelismesine katkida bulunmaktadir. Kisinin psikolojik durumunun etkisi tedavi basarisinda önemlidir. Infertilite tedavi sürecindeki çiftlerin psikolojik destek alma konusunda bilinçli olmasi ve gereginde psikiyatri ya da psikoloji uzmanlariyla iletisimde bulunmalari gerekmektedir.

Asagidaki süreçlerden birini ya da birkaçini yasaniyorsa mutlaka bir uzmana basvurulmalidir:

    sosyal aktivitelerden uzaklasma,
    enerji ve motivasyon eksikligi,
    yasama karsi ilgisizlik, keyif alamama ve umutsuzluk,
    konsantre olmakta güçlük, dikkatin dagilmasi,
    kendini, olaylari ve iliskileri negatif degerlendirme,
    sik aglama ve umutsuzluk,
    öfke ve kizginlik duygulari,
    suçluluk ve degersizlik duygulari,
    istahin artmasi veya azalmasi, asiri kilo alma veya verme,
    uyku düzeninin degismesi, uykuya dalmakta güçlük, sik/erken uyanma, normale göre çok uyuma
    yorgun, huzursuz ve asiri kaygili olma,
    alkol veya ilaç kullanmaya baslama veya bu maddelerin tüketimini arttirma,
    tedavinin basarisi konusuna asiri yogunlasma ve bu konularda asiri endiseli olma.

Infertilite (kisirlik) tedavisinde kullanilan ilaçlar cinsel fonksiyonlari etkiler mi?
Tedavide igneleri düzenli kullanmak çiftleri hormonal ve psikolojik olarak etkiler. Tüm tedavi boyunca kullanilmasi gereken ilaçlarin bazilarinin yan etkileri; terleme, bas agrisi, sikinti gibi belirtiler olabilecegi gibi vajinada kuruluk, isteksizlik gibi nedenlerle kadinlarda cinsel iliski istegini azaltabilir. Daha sonra kullanilan yumurta büyüten ilaçlar ise siskinlik, kasik agrisi ve vajinal akinti gibi nedenlerle kadinlarin cinsel fonksiyonlarini etkileyebilir. Ancak bunlar çok kisa süre etkili ilaçlardir. Tedavinin bitmesiyle her sey normale döner.
Infertilite (kisirlik) tedavisinde kullanilan ilaçlar kanser riskini artiriyor mu?
Tüp bebek tedavisinde yaklasik 25-30 senedir yumurtayi büyütme hormonlari kullanilmaktadir. Bugüne kadar, dünya çapinda yapilan arastirmalarla bu ilaçlarin kansere yol açtigi hiçbir sekilde ispatlanmis degildir.
Tüp bebek tedavisinde psikolojik destek nedir?
Infertilitede esle olan yakinligin kaybi, sagligina olan güvenin kaybi, kendine güvende azalma, gelecege güven kaybi, önemli bir hayali gerçeklestirme olasiliginin kaybi gibi bir tanesi bile depresyona neden olabilen pek çok kayip yasanir. Kisiler yasamlarinin tüm alanlarini ihmal ederek infertilite üzerine yogunlasirlar. Pek çok kiside bu yogunlasma ümitsizlige ve depresyona neden olur. Her adet döneminde “Hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacagim, ben kadin degilim” gibi olumsuz düsüncelere kapilan kisi, ovulasyon (yumurtlama) döneminde ise tekrar ümitlenmeye baslar. Infertil kadin için adet sanki istenen bir bebegin ölümü gibi algilanir ve bunu daha büyük bir hayal kirikligi izler. Bu kisir döngü yillarca sürüp gider.
Tedavi siklusu öncesinde, tedavi sirasinda ve sonrasinda tedavi ile ilgili bilgi almak yararlidir.
Tüp bebek tedavisinde psikolojik destek almak ne ise yarar?
Infertil çiftlerin durumu algilamasina
Tedavide fiziksel ve duygusal degisimlerle basa çikmayi ögrenebilmesine
Çiftlerin tedaviye uyum saglamasina
Yasam kalitelerinin, becerilerinin artmasina
Esler arasi iletisimin güçlendirmesine veya var olan sorunlarin çözülmesine katki saglar.

    Eslerin birbirleri ile duygularini ve kaygilarini paylasmasi (birçok çift bunun iliskiyi güçlendirdigini fark eder).
    Infertilite hakkinda çiftlerin bilgi edinmeleri
    Depresyon ve anksiyete dönemlerinin ortaya çikabilecegine hazirlikli olmak
    Stresli aktivitelerden; asiri alkol ve sigaradan uzak durmak· Infertil hastalarin desteklenmesi açisindan yapilan grup terapilerinin, infertiliteden kaynaklanan stresle bas edebilmelerinde çok yararli oldugu pek çok yayinda belirtilmistir. Bu grupta kisiler birbirlerini daha iyi anlamakta, yalnizlik duygusu, kimsenin kendilerini anlamadigi düsüncesi azalmakta, grupla birlikte etkin bas etme yöntemleri gelistirebilmektedir.

    Kognitif-davranisçi terapi   

 

CETAD - Cinsel Egitim Tedavi ve Arastirma Dernegi

& CA. Her hakkı saklıdır.